Edirne Eczacı Odası ile Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından düzenlenen törende anıta çelenk sunuldu, ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Programa çok sayıda eczacı, akademisyen ve eczacılık öğrencisi katıldı.
Bilimsel eczacılığın Türkiye’deki geçmişinin 187 yılı geride bıraktığını belirten Başkan Çiftçi, mesleğin tarih boyunca halk sağlığını koruma, bilimsel yaklaşım ve etik değerler üzerine inşa edildiğini ifade etti. Türkiye genelinde hizmet veren binlerce eczane ile kamuda, üniversitelerde ve ilaç sektöründe görev yapan eczacıların sağlık sisteminin en ulaşılabilir danışmanları olduğunu vurgulayan Çiftçi, toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerinde kritik bir noktada bulunduğunu dile getirdi.
Eczanelerde yılda yüz milyonlarca reçete işlemi gerçekleştirildiğini hatırlatan Çiftçi, buna rağmen eczacıların sağlık sistemine sağlayabileceği katkının tam anlamıyla değerlendirilmediğini söyledi. Özellikle kronik hastalıkların giderek arttığı bir dönemde eczacıların daha aktif görev üstlenmesinin zorunluluk haline geldiğini belirten Çiftçi, koruyucu sağlık hizmetlerinde eczanelerin daha etkin kullanılmasının kamu yararı sağlayacağını kaydetti.
Türkiye’de nüfusun yaşlanmasıyla birlikte obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının yaygınlaştığına dikkat çeken Çiftçi, sağlık sisteminin bu yükü taşıyabilmesi için birinci basamak hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eczacıların ilaç kullanım takibi, kronik hastalık yönetimi ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi alanlarda daha fazla sorumluluk üstlenebileceğini söyleyen Çiftçi, bunun hem hasta güvenliğini artıracağını hem de sağlık harcamalarını azaltacağını belirtti.
Konuşmasında kamu eczacılarının yaşadığı sorunlara da değinen Çiftçi, kadro eksikliği, ekonomik yetersizlikler ve çalışma koşullarındaki problemler nedeniyle meslek mensuplarının ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Klinik eczacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini savunan Çiftçi, sağlık sisteminde kalite ve verimliliğin ancak güçlü bir kamu eczacılığı yapısıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Genç eczacıların karşı karşıya olduğu işsizlik sorununa da dikkat çeken Çiftçi, plansız şekilde açılan eczacılık fakültelerinin meslek geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Son yıllarda fakülte ve kontenjan sayılarındaki hızlı artış nedeniyle mezun sayısının katlandığını belirten Çiftçi, buna karşın yeterli istihdam alanı oluşturulamadığını kaydetti.
Sorunun çözümü için yeni fakülte açılmasının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi ve eğitim kalitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Çiftçi, genç eczacılar için kamu, klinik ve ilaç endüstrisi alanlarında sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Program, katılımcıların anıt önünde toplu fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.
