Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

PULMONER HİPERTANSİYONA DİKKAT

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Kaya, pulmoner hipertansiyona ilişkin yaptığı açıklamada, özellikle nedeni açıklanamayan ve devam eden nefes darlığının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kaya, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin tanı ve tedavi süreci açısından önem taşıdığını vurguladı.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.

 

 

 

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Kaya, pulmoner hipertansiyon hastalığı ve Trakya Üniversitesi Hastanesi Pulmoner Hipertansiyon Polikliniğinde yürütülen çalışmalar hakkında basın toplantısı düzenledi.

TÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya TÜ Tıp Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Üstündağ da katıldı.

AÇIKLANAMAYAN NEFES DARLIĞI ÖNEMLİ BİR İŞARET OLABİLİR

Pulmoner hipertansiyonun, kalbin sağ tarafından akciğerlere kan taşıyan damarlardaki basınç yüksekliği olarak tanımlandığını belirten Kaya, hastalığın yaşamı olumsuz etkileyebildiğini ve bazı durumlarda ciddi sonuçlara yol açabildiğini ifade etti.

Pulmoner hipertansiyonun yaklaşık 35-40 farklı durum ve hastalıkla ilişkili olabileceğini belirten Kaya, çabuk yorulma, nefes darlığı, bayılma ve göğüs ağrısının hastalığın belirtileri arasında yer aldığını söyledi.

Özellikle başka hastalıklarla açıklanamayan ve devam eden nefes darlığının önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, pulmoner hipertansiyonda en önemli konunun erken tanı olduğunu ifade etti.

TANI İÇİN ÇOK SAYIDA TETKİK KULLANILIYOR

Pulmoner hipertansiyonun nadir görülen ancak ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirten Kaya, hastalığın farklı alt gruplarının bulunduğunu ve özellikle pulmoner arteriyel hipertansiyon konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Tanı sürecinde ekokardiyografi, elektrokardiyografi, bilgisayarlı tomografi ve kardiyak MR gibi çeşitli tetkiklerden yararlanıldığını aktaran Kaya, hastalığın farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmesi nedeniyle ayrıntılı değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını kaydetti.

BAZI HASTA GRUPLARI YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ

Pulmoner hipertansiyon açısından bazı hasta gruplarının özellikle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, ailesinde pulmoner hipertansiyon öyküsü bulunanlar ile doğumsal kalp hastalığı ve bağ dokusu hastalıkları bulunan kişilerin takip edilmesinin önemine dikkat çekti.

Özellikle skleroderma gibi bağ dokusu hastalığı bulunan kişilerin pulmoner hipertansiyon açısından taranması gerektiğini ifade eden Kaya, Trakya Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü bünyesinde salı günleri Pulmoner Hipertansiyon Polikliniğinin hizmet verdiğini söyledi.

Kaya, poliklinikte hastaların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini ve gerekli girişimsel ve girişimsel olmayan işlemlerin gerçekleştirildiğini belirtti.

DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARINA DA MÜDAHALE EDİLİYOR

Pulmoner hipertansiyona neden olabilen bazı doğumsal kalp hastalıklarının Trakya Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi edilebildiğini belirten Kaya, özellikle atriyal septal defekt (ASD) olarak bilinen ve halk arasında “kalpte delik” olarak ifade edilen bazı durumların tedavilerinin de hastanede gerçekleştirilebildiğini söyledi.

“HER NEFES DARLIĞI PULMONER HİPERTANSİYON DEĞİLDİR”

 

Kaya, nefes darlığı, çarpıntı veya çabuk yorulmanın her zaman pulmoner hipertansiyon anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Astım, KOAH, kalp yetmezliği, kalp kapak hastalıkları ile böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi birçok hastalığın nefes darlığına neden olabileceğini belirten Kaya, bu nedenlerin dışında açıklanamayan ve süreklilik gösteren nefes darlığında pulmoner hipertansiyonun değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

ERKEN TANI YAŞAM KONFORU AÇISINDAN ÖNEMLİ

TÜ Tıp Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise pulmoner hipertansiyonda kalbin akciğerlere kan gönderebilmek için daha fazla çalışmak zorunda kaldığını belirtti.

Hastalığın ilerlemesiyle kalpte yapısal bozukluklar ve sağ kalp yetersizliği gelişebileceğini ifade eden Üstündağ, erken dönemde tanı konulması ve uygun tedavinin uygulanmasının hastaların yaşam konforu açısından önem taşıdığını söyledi.

Üstündağ, Doç. Dr. Çağlar Kaya’nın kontrolünde hizmet veren Pulmoner Hipertansiyon Polikliniğinin Edirne ve Trakya Bölgesi için önemli bir sağlık hizmeti sunduğunu belirterek, özellikle bağ dokusu hastalıkları ve doğuştan kalp hastalığı bulunan kişilerin belirtiler görülmesi halinde polikliniğe başvurmalarının faydalı olacağını kaydetti.