Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı çeltik alım fiyatlarını açıklamasının ardından, Türkiye çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 45’inin karşılandığı Edirne’de üreticilerin tepkisi yükseldi. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede hem süreci hem de açıklanan fiyatların üretici üzerindeki etkilerini anlattı.
Hüseyin Arabacı, hasat döneminde sahada oluşan beklentilere dikkat çekerek, şunları söyledi:
“2025 sezonunda hasat döneminde serbest piyasalarda fiyatlar oluşmuştu ve alımlar başlamıştı. Bu süreçte TMO Genel Müdürümüz ve Tarım Bakanımız Edirne’ye geldiklerinde, üretici olarak hem bakanımızı hem de TMO Genel Müdürlüğü’nü sahada görünce, piyasada oluşan fiyatların da üzerinde, üreticiyi daha fazla memnun edecek bir fiyat açıklanacağı yönünde ciddi bir beklenti oluştu. O günkü görüşmelerimizde, piyasadaki rakamların fena olmadığı, hatta iyi sayılabilecek seviyelerde olduğu ifade edildi. Bu nedenle, “Şimdi bir fiyat açıklarsak piyasalar düşebilir” düşüncesiyle hasat döneminde TMO tarafından bir fiyat açıklaması yapılmadı. O dönemde serbest piyasadaki fiyatlar çok iyi miydi? Hayır, çok iyi değildi ama kötü de değildi. Ancak o süreçte alıcı vardı; sanayici aktif değildi, üretici de ürünü hemen satma eğiliminde değildi. Piyasada bir hareketlilik yaşandı. Sonrasında ise sanayicinin finansal gücü devreye girdi. Sanayici, ihtiyacı olan ürünü aldıktan sonra bunu paraya çevirmek zorunda. Bunun için de zamana ihtiyaç duyuldu. Bu süreçte piyasalar durdu ve doğal olarak bu duraksamayla birlikte fiyatlar beklenenin çok çok altına düştü. Hem üretici hem sanayici bu noktada TMO’dan bir fiyat açıklaması bekler hale geldi.”
TMO’nun alım fiyatını yetersiz bulduklarını dile getiren Arabacı, “TMO, her iki tarafın da beklentisini dengelemek adına bir fiyat açıklama kararı aldı ve fiyatlar açıklandı. Evet, üretici açısından bakıldığında, ürünü satabileceği bir alım merkezinin olması önemli ve bu anlamda TMO’nun devreye girmesi olumlu oldu. Üretici en azından malını satabileceği bir kapı bulduğu için sevindi. Ancak maalesef açıklanan fiyatlar, hasat döneminde oluşan serbest piyasa fiyatlarının gerisinde kaldı. İnşallah önümüzdeki günlerde bu konuda bir değerlendirme yapılır ve fiyatlarda bir revizeye gidilirse üretim açısından daha iyi olur” şeklinde konuştu.
Arabacı, yıllık ortalama 700–750 kilogram verim üzerinden maliyet hesabı yaptıklarını da sözlerine ekleyerek, , “Bugün maliyetlere baktığımızda, biz her yıl ortalama 700–750 kilogram verim üzerinden maliyet hesabı yapıyoruz. Elbette 400 kilo biçen üreticimiz de var, bir tonun üzerinde biçen üreticimiz de var ama geneli ele aldığımızda bu ortalamalar öne çıkıyor. 700 kilo üzerinden hesapladığımızda üreticinin ton başına maliyeti 35–36 lira bandında. Bugün açıklanan fiyatlara baktığımızda, Baldo çeşidi 40 lira, 55 randıman üzerinden alınıyor. Cammeo (Kamera) çeşidi 38 lira, 58 randıman üzerinden alınıyor. Osmancık çeşidi ise 32 lira, 60 randıman üzerinden alınıyor. Evet, 60 randıman Osmancık ürünü var ama genel piyasada randıman 50–60 arasında değişiyor. Randıman düştüğünde fiyat daha da aşağıya iniyor. Zaten 32 lira 60 randıman için geçerli; 55 randıman Osmancık’ta bu rakam daha da düşüyor. Maliyet 35–36 lira iken bu fiyatlarla üretici girdiği kapıdan neredeyse zararla çıkmış oluyor. Çok tatmin edici bir kazançtan söz etmek mümkün değil. Önümüzdeki süreçte sürdürülebilirlik açısından bu rakamlar üreticiyi tatmin edecek rakamlar değil. TMO’nun açıkladığı fiyatlar, üretici için sadece borcunu ödeyebileceği, günü kurtarabileceği bir alım merkezi işlevi görüyor. Fiyat olarak bakıldığında çok tatmin edici değil. İnşallah bu fiyatlar tekrar gözden geçirilir ve üretici lehine bir düzenleme yapılır. Çünkü bu fiyatlarla üretici sadece günü kurtarıyor, para kazanamıyor” ifadelerini kullandı.
