Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“ÇATLI” KEŞAN’DA İZLEYİCİYLE BULUŞTU

Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran olayları ve Abdullah Çatlı’nın hayatını konu alan “Çatlı” filminin biletli gala gösterimi, Keşan’da gerçekleştirildi.

Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran olayları ve Abdullah Çatlı’nın hayatını

Türk sinemasının uzun süredir merakla beklediği ve bir dönemin en çok konuşulan figürlerinden biri olan Abdullah Çatlı’nın yaşam öyküsünü beyaz perdeye taşıyan “Çatlı” filmi, Keşan’da düzenlenen gala ile izleyiciyle buluştu.

Kalabalık bir seyirci topluluğun katıldığı Çatlı Filmi’nin Galası’nda Belis İstek tüm misafirlere “Hoş geldiniz” diyerek Çatlı Ailesine, filmde emeği geçen yapımcı, yönetmen, oyunculara çok teşekkür etti. Ardından konuşmasını yapmak üzere Gökçen Çatlı’yı davet eden Belis İstek, Gökçen Çatlı’ya çiçek takdim etti.

GÖKÇEN ÇATLI: “BURADA OLMAK CÜRET VE CESARET İSTER”

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı, babasının vefatının ardından geçen 29 yıllık mücadeleyi vurgulayarak şunları söyledi: “Bu çiçeği annem Meral Çatlı’ya ve kardeşim Selcen Çatlı’ya vermek istiyorum. Babamın vefatının ardından 29 yıldır bir mücadele veriyoruz. Dava bildiği yolda mücadelesi çokça oldu. Bizi bu filme ikna eden ekibe, yapımcımıza ve oyuncularımıza teşekkür ediyorum. Bu mücadeleye katılarak sizler de destek veriyorsunuz aslında. Burada olmak cüret ve cesaret ister. Bizlerle bu yolu paylaştığınız için teşekkür ediyorum.”

MERAL ÇATLI: “SEVDALANDIĞIM KİŞİNİN HAYATINA ORTAK OLMAK”

Filmde hayatı canlandırılan Meral Çatlı, izleyicilere teşekkür ederek duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Birazdan izleyeceğiniz film; genç yaşlarımda sevdalandığım kişinin hayatına ortak olmak; gücü, sevgisi ve saygısıyla anne olmak… Bu çiçek için çok teşekkür ederim, tüm ekip adına kabul ediyorum.”

Filmde Meral Çatlı karakterine hayat veren oyuncu Şiva Behrouzfar ise, “Türk kadınının temsili olarak adlandırdığım Meral Hanım’ın o zarifliğini umarım yansıtabilmişimdir” diyerek hayranlığını dile getirdi.

Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden, milli takımın eski savunma oyuncusu Vedat İnceefe, bu kez yeşil sahalardan beyaz perdeye geçiş yaparak izleyicilerin karşısına çıktı.

Konuşmaların ardından film gösterimine geçildi. Filmin ardından filmin başrol oyuncusu Vedat İnceefe, Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı ve İstekler Group Alışveriş Merkezleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aydın İstek’e film hakkında görüşlerini sorduk.

“EFSANE BİR KARAKTERİ CANLANDIRMAK ZOR BİR DUYGUYDU”

Filmde, Türkiye’nin yakın tarihindeki en çok konuşulan isimlerden biri olan Abdullah Çatlı’yı canlandıran İnceefe, bu önemli rolün getirdiği hisleri paylaştı. Yaşanmış efsane bir karakteri canlandırmanın zorluğuna değinen İnceefe, şu ifadeleri kullandı: “Tabii zor bir duygu; yani yaşanmış efsane bir insanı, bir karakteri canlandırmak tabii ki zor. Ama elimizden geldiğince hayat vermeye çalıştık.”

İnceefe, filmde canlandırdığı karakterin devlet adına üstlendiği misyona dikkat çekerek, hikâyenin arka planını şu sözlerle özetledi:

Devleti için bir şeyler yapmak isteyen ve tek başına yurt dışına çıkan bir karakterin hikayesi işleniyor. ASALA’ya karşı verilen mücadele ve onlara verilen beklenmedik hasarlar filmde yer alıyor. Bu mücadele sayesinde Türk diplomatlarının hedef olmaktan kurtulmaya başladığı bir süreç aktarılıyor.

Profesyonel futbol kariyerinin ardından 52-53 yaşlarında gelen bu ilk oyunculuk deneyiminin kolay olmadığını belirten Vedat İnceefe, oyunculuğun da futbol gibi büyük bir disiplin gerektirdiğini vurguladı. “Bu işler öyle ‘ben yaptım oldu’ demekle olmuyor; emek ve zaman harcamak lazım” diyen ünlü isim, yönetmen ve ekibin desteğiyle bu zorlu sürecin üstesinden geldiklerini belirtti.

“HEM MUTLUYUM HEM HÜZÜNLÜYÜ”

Babasının vefatının üzerinden geçen 29 yılın ardından bu projeyi hayata geçirmenin karmaşık duygular yaşattığını belirten Gökçen Çatlı, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “29 yıldır babamın vefatı ardından bir mücadele veriyoruz. Yaşadıklarımızı ve tarihi tanıklığımızı filmle birlikte dile getirmeye gayret ettik. Bu bağlamda hem çok mutluyum hem de çok hüzünlüyüm; çünkü bir kaybın ardından bu filmi yapmaya gayret ettik.”

SADECE BİR FİLM DEĞİL, BİR MÜCADELE METODU

Gökçen Çatlı, filmin sadece bir sinema yapımı olmadığını, aile olarak yürüttükleri geniş kapsamlı mücadelenin stratejik bir parçası olduğunu vurguladı. Filmin vizyona girdiği ilk üç günde Türk milletinden büyük bir teveccüh gördüklerini belirten Çatlı, projenin kapsamını şu dört ana başlıkta özetledi:

Devletle İş Birliği: Abdullah Çatlı’nın devletle olan ilişkisi ve görev bilinci. Ülkücülük: İnandığı değerler ve siyasi kimliği. Aile Yaşantısı: Bir baba ve eş olarak aile içindeki tutumu. İçsel Ses: Karakterin kendi iç dünyasındaki yansımaları.

“SUSURLUK KAZASI VE DÖNEMİN RUHU”

Aydın İstek, 1996 yılındaki Susurluk kazasının Türkiye gündemindeki etkilerini hatırlattı. Döneme damgasını vuran bu olayların tüm çıplaklığıyla beyaz perdeye taşınmasının önemine değinen İstek, “Bu film mutlaka izlenmeli. Karanlıkta kalmış birçok meselenin aydınlatılmasına ışık tutacak tarihsel bir çalışma olmuş” dedi.