Yaklaşık iki yıl önce Karayolu çalışmaları nedeniyle evleri yıkılan 19 aile “geçici” denilerek yerleştirildikleri konteynerlerde 2 yılı aşkın süredir insanlık dışı koşullarda yaşıyor.
Konteynerlerin yer aldığı alanda alt yapı yok denecek kadar yetersiz. Mahalle sakinleri, kanalizasyon sisteminin sık sık patladığını, pis suların çevreye yayıldığını ve yetkililerin hiçbir müdahalede bulunmadığını söylüyor. En korkutucu sorunlardan biri ise açık bırakılan kuyu ve çukurlar. Her gün çocukların bu tehlikeli alanlarda oynadığını söyleyen vatandaşlar, “Bir çocuk düşse ölecek ama kimse ilgilenmiyor” diyerek yetkilileri göreve çağırıyor.
Gece olduğunda ise karanlık tamamen çöküyor. Sokakta hiçbir aydınlatma bulunmuyor. Güvensizlik, tedirginlik ve yalnızlık geceleri daha da büyüyor. “Elektrik direği var ama ışık yok. Gece olunca evden çıkamıyoruz. Karanlıkta yaşıyoruz. Ne muhtar ilgileniyor ne belediye. Sahipsiziz,” diyerek yetkililere isyan ediyorlar.
SESİMİZİ DUYAN YOK
Konterner mahallesinde yaşam mücadelesi veren 65 yaşındaki Songül Aldırmaz, seslerini kimseye duyuramamaktan şikayet ederek, “Dul maaşıyla geçinmeye çalışıyorum. Ne bir yakınım var, ne de sesimi duyan. Evlerimizi yıktılar, konteynere koydular. ‘Ev yapılacak’ dediler ama ortada bir şey yok. Burada hayvan gibi yaşıyoruz. Canlarımız kırık. Kağıt toplayarak yaşamaya çalışıyoruz ama geçinemiyoruz. Elektrik faturası 12 -13 bin lira geldi, ödeyemedik. Hava sıcak, artık nefes dahi alamıyoruz. Bizi kimse görmüyor” dedi.
İki yıldır konteynerde yaşamalarına rağmen hiçbir kalıcı adımın atılmadığını belirten mahalle sakinleri, daha önce yetkililer tarafından kendilerine ev yapılacağı yönünde söz verildiğini ancak sürecin tamamen durduğunu aktarıyorlar.
“VALİ SESİMİZİ DUYSUN, MUHTAR GÖREVİNİ YAPSIN”
Songül Aldırmaz ve diğer mahalle sakinleri, Edirne Valiliği’ne ve ilgili kurumlara açık çağrıda bulunarak, yaşadıkları sıkıntıların artık görmezden gelinmemesini istiyor:
Aldırmaz, “Vali bizi duysun, gelsin görsün. Bu muhtarı uyarsın. Bizim ne bir güvenliğimiz var, ne altyapımız, ne de geleceğe dair umudumuz. Çocuklarımız burada büyüyor. Bu çocuklar, bu ülkenin geleceği. Böyle bir ortamda nasıl umutla büyüsünler?”dedi.
Yunanistan sınırının dibinde, Avrupa Birliği tabelalarının gölgesinde yaşanan bu sefaleti kimsenin görmezden gelmemesi istendi. Burada yaşayan vatandaşlar da “Bize konut sözü verildi. 2 yıldır burada yaşamak zorunda kaldık. Kimsenin dışlanmaması gerekiyor. Yetkililir gelsin ve buradaki halimizi görsünler,. Bizim tek istediğimiz bu. Sokağımızda ışık bile yok. En azından burayı ışıklandırsınlar” diye konuştular.
