Anma töreninde, Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Ergin tarafından çelenk bırakılmasının ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Mimarlar Odası adına açıklama yapan Ergin, etkinliğin yalnızca büyük bir mimarı anmak için değil, aynı zamanda bir medeniyetin estetik, akıl ve ustalıkla nasıl inşa edildiğini yeniden hatırlamak amacıyla düzenlendiğini belirtti.
Ergin konuşmasında, Mimar Sinan’ın yalnızca yapılar inşa eden bir mimar olmadığını vurgulayarak, onun aynı zamanda bir düşünce biçimi, denge arayışı ve ustalık geleneğinin temsilcisi olduğunu ifade etti. Sinan’ın eserlerinde ihtişam, sadelik ve estetiğin bir arada görüldüğünü dile getiren Ergin, Selimiye Camii’nde mükemmelliğin, Süleymaniye Camii’nde ise ihtişamın öne çıktığını söyledi.
Mimarlığın yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Ergin, bu disiplinin kültürü, kimliği ve toplumsal yaşamı şekillendiren önemli bir alan olduğuna dikkat çekti. Mimar Sinan’ın mirasının korunmasının yanı sıra, çağın gereklilikleriyle geliştirilerek geleceğe taşınması gerektiğini belirtti.
Açıklamasında, Selimiye Camii’nin “ustalık eseri” olarak inşa edilmesine uzanan sürecin sabır, emek ve öğrenmenin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Ergin, mimarların bu mirası merak, sorgulama ve estetik duyarlılıkla sürdürmesi gerektiğini dile getirdi.
Program, Mimar Sinan’ın eserlerinin yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğe ışık tutan bir rehber olduğu vurgusuyla sona erdi.
