Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Vali Sezer’den yakın markaj

Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte ihya çalışmaları devam eden tarihi ve kültürel mirasların yanı sıra Saraçlar Caddesi’ndeki restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek, projeler hakkında bilgiler verdi.

Edirne Valisi Yunus Sezer,

 

Valisi Yunus Sezer, Kaleiçi semtinde yer alan Manyas (Reşadiye) Karakolu’nda başlatılan restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Sezer, restorasyonun tamamlanmasının ardından Manyas Karakolu’nun hem müze hem de emniyet birimlerinin kullanımına sunulacağını belirtti

Vali Yunus Sezer, ardından ihya çalışmaları devam eden 600 yıllık Gazimihal Hamamında incelemede bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Vali Sezer; “Bildiğiniz gibi, şu an bulunduğumuz alan birkaç ay öncesine kadar bir yol güzergâhıydı. Yol, bu setlerin üzerinden geçiyordu. Gazi Mihal Bey Hamamı ise bizim için yalnızca bir hamam değil; mimarisi, odaları ve içindeki mukarnaslarıyla adeta bir sanat eseri. Hamam, adını Gazi Mihal Bey’den alıyor. Hemen arkamızda Gazi Mihal Köprüsü, onun ilerisinde ise Gazi Mihal Camii yer alıyor. Bu bölge, aslında bir külliye ya da kompleks olarak değerlendirilebilecek bir bütünlük oluşturuyor. Ancak tarih içinde yaşanan ihmaller zinciri nedeniyle hamamın üzerinden yol geçirilmiş.Biz önce burada kazı çalışmalarını yaptık, ardından ihaleyi gerçekleştirdik. Hamam, yıkılmak üzereyken ilk etap restorasyonu başlattık ve bu etapta sona yaklaştık. İkinci etabın projeleri hazırlandı. Burayı hamam olarak mı, koku müzesi olarak mı, yoksa Osmanlı–Saray–Rumeli mutfağının sunulacağı bir ziyaret noktası olarak mı işleteceğimize dair çalışmalar devam ediyor. İlk düşüncemiz, Edirne’nin kolonya üretiminde öncü illerden biri olmasından yola çıkarak burada bir Koku Müzesi kurmaktı. Bu fikir hâlâ masada, ancak bu yönde biraz daha ilgi ve girişim bekliyoruz. Eğer bu olmazsa, diğer alternatif projelerden birini hayata geçirerek, birinci etap tamamlanır tamamlanmaz ikinci etaba başlayacağız. Heyecanımızın sebebi, yalnızca hamamı restore etmek değil. Köprüyü de içine alacak şekilde, kademeli olarak çok güzel bir peyzaj düzenlemesi yapacağız. Bu düzenleme, II. Bayezid Külliyesi ve Namazgâh’a kadar uzanacak. Namazgâh Ovası’nda ise peynir müzesi veya yeniçerilerin saray ritüellerinin canlandırılacağı bir alan düzenlemesi yapmayı planlıyoruz. Bu yılın sonunda hamamın ilk etabını bitirerek peyzaj ve fonksiyon çalışmalarına başlayacağız. Hedefimiz, dünyada nadir örnekleri olan bir koku müzesini burada hayata geçirmek. Edirne Gölü, saray bahçeleri ve çevrede yetişen özel çiçeklerin kültürünü yansıtacak bir düzenlemeyi, nehir kenarını da kapsayacak şekilde gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz” diye konuştu.

ÇOKALCA CAMİİ’NDE ‘MESCİT’ PLANI

Sezer, Kıyık semtinde bulunan yıkık haldeki Çokalca Camii’nde de incelemelerde bulundu. Vali Sezer, caminin mescit olarak değerlendirilmesinin gündemde olduğunu ifade ederken;  “Çokalca Camii’ndeyiz. Burası, Buçuktepe’de, Nişancı Paşa Mahallesi’nde yer alan; Osmanlı döneminin önemli noktalarından birinde, eski mahallelerimizden birinde bulunuyor. 16. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapı, camiden ziyade mescit olarak değerlendirilebilir. Osmanlı döneminde Edirne’de yaklaşık 400 cami olduğu biliniyor. Ancak günümüze ulaşabilenlerin sayısı oldukça az. Çokalca Camii de Osmanlı’dan bugüne kalan, işgaller ve savaşlar nedeniyle yıkıma uğramış yapılardan biri” dedi.

‘MURADİYE CAMİSİ VE MEVLEVİHANESİ’NDE ÇALIŞMALAR HIZLA DEVAM EDİYOR’

Edirne’de 15’inci yüzyılda Sultan 2’nci Murat tarafından yaptırılan Muradiye Camisi’nin bahçesindeki Edirne Mevlevihanesi’nde ihya çalışmaları da devam ederken, çalışmaları takip eden Vali Sezer; “Bugünkü ziyaretlerimizde yine çok önemli bir noktadayız. Hemen karşımızda Selimiye Camii, solumuzda Muradiye Camii, sağımızda ise Edirne Sarayı ve Sarayiçi bulunuyor. Burası, tarihi ve kültürel açıdan son derece değerli bir merkez. Muradiye Camii, Bursa’daki Çinili Camii’ne benzer özellikler taşıyor. Avlusunda ise, yıllara meydan okumuş ancak 1925 yılında kapatılmış, 1935’te yıkılmış bir Mevlevihane bulunuyordu. Bu Mevlevihane, II. Murat döneminde kurulmuş ve yaklaşık beş asır boyunca Edirne’ye, Rumeli’ye ve Balkanlar’a hizmet etmiş önemli merkezlerden biriydi. Yüzyıl aradan sonra bu önemli yapıyı yeniden ihya etmek için çalışma başlattık. 24 Nisan’da ihalesini yapıp temellerini attık. İnşaat hızla ilerliyor ve kısa süre içinde tamamlamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK RESTORASYON PROJELERİNDEN BİRİSİ’

Son olarak Saraçlar Caddesi başta olmak üzere, Balıkpazarı ve Çilingirler Caddelerinde devam eden Sokak Sağlıklaştırma çalışmalarını inceleyen Vali Sezer, bu projenin Türkiye’de anlık olarak yürütülen en büyük projelerden birisi olduğunu söyledi. Vali Sezer; “Saraçlar Caddesi, Edirne’nin en hareketli ve en çok ziyaret edilen caddelerinden biri. Tarihi yapıların yoğunlukta olduğu bu bölgede, toplam 1.500 metre uzunluğundaki alanda kapsamlı bir restorasyon çalışması yürütüyoruz. Çalışmalar kapsamında 333 yapının restorasyonu yapılıyor. Bunların 189’u tescilli tarihi yapı konumunda. Saraçlar Caddesi büyük ölçüde tamamlandı. Çalışmalar, Çilingirler, Balıkpazarı ve Orhaniye caddeleriyle devam edecek. Aynı zamanda stadyumun bulunduğu alandaki Kent Meydanı projesi de tamamlandı; bazı revizyonlar üzerinde çalışıyoruz. Bu proje tamamlandığında Saraçlar Caddesi’nden Tunca Nehri’ne kadar uzanan büyük bir alan, hem alışveriş hem de sosyal aktiviteler için düzenlenmiş olacak. Bu, Türkiye’de yürütülen en büyük restorasyon projelerinden biri. Cumhurbaşkanımıza ve Kültür Bakanımıza verdikleri destekten dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Hem tarihi binaları restore ediyor hem de caddelerin altyapı ve üstyapı düzenlemelerini yapıyoruz. Çalışmalar Kaleiçi’ne kadar uzanacak” dedi.