İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye’de vergi adaleti ve kayıt dışılıkla mücadele konularını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşıdı. 2008 yılından bu yana sekiz kez uygulanan varlık barışı düzenlemelerini gündeme getiren Akalın, bu uygulamalarla ne kadar servetin beyan edildiğinin, ne kadarının Türkiye’ye getirildiğinin ve devletin ne kadar vergi geliri elde ettiğinin açıklanmasını istedi.
İşçilerin maaşlarının ellerine geçmeden vergilendirildiğini, esnafın kazancının, çiftçinin gelirinin ve vatandaşların alışverişlerinin vergiye tabi olduğunu belirten Akalın, büyük servetlerin de aynı şeffaflık çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“SEKİZ DÜZENLEMENİN SONUNDA NE OLDU?”
Varlık barışı uygulamalarının sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Akalın, düzenlemelerin kayıt dışılıkla mücadelede ne ölçüde başarılı olduğunun ortaya konulmasını istedi.
Akalın, “Sekiz düzenlemenin sonunda ne oldu? Ne kadar servet beyan edildi, bunların ne kadarı gerçekten Türkiye’ye getirildi, devlet ne kadar vergi topladı? Bu düzenlemeler kayıt dışılıkla mücadelede başarılı olduysa neden tekrar tekrar aynı yollara başvuruldu?” diye konuştu.
2016 ve 2018 yıllarındaki düzenlemelerde vergisiz varlık bildirimi imkânı sağlandığını, 2020 yılında da vergi alınmayan bir uygulamaya gidildiğini belirten Akalın, 2026 yılında çıkarılan son düzenlemede ise beş yıllık yatırım taahhüdü karşılığında sıfır vergi imkânı sunulduğunu hatırlattı.
“VERGİ ADALETİ SARSILIRSA DEVLETE GÜVEN DE SARSILIR”
Geçtiğimiz ay 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin gelişmelere de değinen Akalın, hukuki boşlukların zamanında giderilmemesi ve denetim mekanizmalarının etkili çalışmamasının ekonomik sorunlara yol açabileceğini savundu.
Kimsenin zenginliğini sorgulamak gibi bir amaçlarının olmadığını belirten Akalın, asıl meselenin beyan edilen gelir ile sahip olunan servet arasındaki ilişkinin açıklanabilir olması olduğunu söyledi.
Akalın, “İnsanlar çalışacak, üretecek, kazanacak, zenginleşecek. Ancak beyan edilen gelirle sahip olunan servet arasında açıklanamayan büyük bir fark varsa bunun hukuk çerçevesinde araştırılması gerekir. Çünkü vergi adaleti sarsılırsa vatandaşın devlete güveni de sarsılır” ifadelerini kullandı.
“ARTIK SERVETİN HESABINI KONUŞALIM”
Konuşmasının sonunda araştırma önergesinin amacının servet artışlarının şeffaflık ve hukuk çerçevesinde incelenmesi olduğunu belirten Akalın, vergi sisteminde adaletin sağlanması gerektiğine dikkat çekti.
Akalın, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Yıllardır vatandaşımızın kazancının hesabını tutan devlet, servet artışlarının da hesabını sorabilmelidir. Sekiz kez varlık barışı yaptık, artık bir kez de servetin hesabını konuşalım.”
