Türkiye’de mevsimlik tarım işçilerinin uzun yıllardır zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Tekin, her yıl yüz binlerce kişinin geçimini sağlamak için ailesiyle birlikte farklı illere göç etmek zorunda kaldığını ifade etti.
İşçilerin günün büyük bölümünü tarlalarda geçirdiğini vurgulayan Tekin, uzun çalışma saatlerine rağmen düşük ücretlerle çalıştırıldıklarını söyledi. Tekin, “Çoğu işçi sigortasız çalıştırılıyor ve sosyal güvenceden mahrum bırakılıyor” dedi.
Barınma koşullarının da yetersiz olduğuna dikkat çeken Tekin, mevsimlik tarım işçilerinin genellikle geçici çadırlarda yaşamlarını sürdürdüğünü, temiz suya, elektriğe ve sağlıklı yaşam alanlarına erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Bu durumun özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar açısından önemli sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.
Eğitim alanında da önemli aksaklıklar yaşandığını dile getiren Tekin, göç eden ailelerin çocuklarının eğitim süreçlerinin kesintiye uğradığını, bunun da çocuk işçiliğini artırarak yoksulluğun kuşaklar boyunca devam etmesine neden olduğunu söyledi. Tekin ayrıca, işçilerin gittikleri bölgelerde zaman zaman ayrımcılık ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Sorunların temelinde kırsal yoksulluk, işsizlik, bölgesel eşitsizlikler ve yetersiz sosyal politikaların bulunduğunu belirten Tekin, çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Tekin, “İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalı, tüm işçiler sosyal güvence kapsamına alınmalı, barınma ve yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Çocukların eğitim hakkı kesintisiz şekilde güvence altına alınmalı, sağlık hizmetlerine erişim güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Mevsimlik tarım işçilerinin emeğinin ülke üretiminin temel taşlarından biri olduğunu belirten Tekin, “Bu emeğin karşılığı verilmelidir. Hiç kimse insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamak zorunda bırakılmamalıdır” dedi.
