Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ZİRAAT ODALARINDAN FİYAT TEPKİSİ: “ÇİFTÇİNİN ALIN TERİNE NE OLDU?”

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, buğdaydan kanolaya, ayçiçeğinden çeltiğe kadar tarım ürünlerinde yaşanan fiyat değişimlerine tepki gösterdi. Kurul, çiftçinin ürününü düşük fiyattan sattıktan sonra piyasadaki fiyatların yükselmesine dikkat çekerek, “Aradaki bu fiyat farkını kim kazanmıştır?” diye sordu. Çeltik için TMO’dan maliyetin üzerine en az yüzde 35 fiyat artışı isteyen kurul, desteklerin de ekim sonuna kadar ödenmesini talep etti.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, buğdaydan kanolaya, ayçiçeğinden çeltiğe

 

 

 

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, 22 Eylül 2026 tarihinde İpsala Ziraat Odası’nda bir araya gelerek tarım sektörünün gündemindeki sorunları değerlendirdi. Toplantının ardından yayımlanan basın açıklamasında, 2026 sezonunda başta buğday, kanola, ayçiçeği ve çeltik olmak üzere birçok üründe yaşanan fiyat hareketlerine dikkat çekildi.

Kurul, son iki yılın kuraklık ve verim kayıplarının ardından 2026 yılının yeterli yağışlarla birlikte çiftçi açısından umut verici başladığını belirtti. Ancak hasat döneminde elde edilen verimlerin beklentilerin bir miktar altında kaldığı ifade edildi.

Edirne genelindeki ortalama verimlerin buğdayda 500 kilogram, kanolada 250 kilogram, ayçiçeğinde 170 kilogram ve çeltikte ilk hasat sonuçlarına göre 800 kilogram seviyesinde olduğu kaydedildi.

BUĞDAYDA “FİYAT FARKINI KİM KAZANDI?” SORUSU

Açıklamada en sert eleştirilerden biri buğday fiyatlarına yönelik oldu.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin sezon başında buğday için 14 bin 750 ile 16 bin 500 TL arasında fiyat açıkladığı belirtilirken, serbest piyasada çiftçinin ürününü 10-14 TL seviyelerinde satmak zorunda kaldığı ifade edildi.

Buğdayın kilogram maliyetinin 18-20 TL olduğu belirtilen açıklamada, çiftçinin ürününün yüzde 70-80’ini sattıktan sonra ihracatın serbest bırakılmasıyla serbest piyasa fiyatlarının 18-20 TL seviyesine yükseldiği vurgulandı.

Ziraat Odaları, bu tabloya ilişkin şu soruyu yöneltti:

“Aradaki bu fiyat farkını kim kazanmıştır? Bu işin çiftçiye yararı var mıdır?”

KANOLADA 15 GÜNDE YÜZDE 25’LİK ARTIŞ

Kanola fiyatlarındaki değişime de dikkat çeken kurul, ürünün kilogram maliyetinin 27 TL olduğunu belirtti.

Hasat döneminin başlangıcında kanolanın serbest piyasada 22-27 TL seviyelerinde işlem gördüğü, çiftçinin elindeki ürünün yaklaşık yüzde 90’ını sattıktan sonra fiyatın 33 TL’ye yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada, “15 günlük süre zarfında ne değişmiştir ki yüzde 25 seviyelerinde artış olmuştur?” denilerek, fiyat artışının çiftçinin alın terine ne ölçüde yansıdığı sorgulandı.

AYÇİÇEĞİNDE ÇİFTÇİNİN UMUDU FİYAT HAREKETLERİYLE KIRILDI

Kurulun açıklamasında en geniş bölüm ise ayçiçeğine ayrıldı.

Son iki yılda Edirne’de ayçiçeği üretiminde ciddi verim kayıpları yaşandığı, 2024 ve 2025 yıllarında bazı üreticilerin dekara 0-100 kilogram arasında verim aldığı belirtildi. Düşük fiyatların da etkisiyle son iki yılda ayçiçeği ekim alanlarında yüzde 30’a varan azalma yaşandığı ifade edildi.

Ayçiçeğinin yalnızca yağ üretimi açısından değil, hayvancılıkta kullanılan yem hammaddesi olması nedeniyle de stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.

2026 yılında kış yağışlarının olumlu etkisiyle verimin yükseldiği belirtilirken, temmuz ayında hükümet tarafından alınan tarife kontenjanı kararının çiftçiler açısından olumlu karşılandığı kaydedildi.

Ancak hasadın başlamasının ardından yaşanan gelişmelerin çiftçinin beklentisini olumsuz etkilediği savunuldu.

“TRAKYA BİRLİK KONTRPİYEDE KALDI”

Açıklamada, hükümetin tarife kontenjanında değişikliğe gitmesi, vergi indirimi uygulanması, ithalat tarihinin 1 Ekim’e çekilmesi ve TMO tarafından 12 bin ton ham yağ ithal edilmesinin fiyatları aşağı çektiği ileri sürüldü.

Bu gelişmelerin ardından Trakya Birlik’in de zor durumda kaldığı belirtilerek, açıklanan avans fiyatın üreticide hayal kırıklığı oluşturduğu ifade edildi.

Ziraat Odaları, “15-20 gündeki bu fiyat oynamalarından kim kârlı çıkmıştır? Çiftçimizin alın terine ne olmuştur?” diye sordu.

Kurul, ayçiçeğinde yeterli fiyat verilmemesi ve tarife kontenjanı uygulamasına geri dönülmemesi halinde 2027 yılında ekim alanlarında yüzde 30’a varan yeni bir düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.

ÇELTİKTE TMO’DAN EN AZ YÜZDE 35 ARTIŞ TALEBİ

Edirne tarımının ve kent ekonomisinin önemli ürünlerinden çeltikte ise hasadın başladığı belirtilerek ilk verilerin normal bir sezonu işaret ettiği açıklandı.

Serbest piyasa fiyatlarının geçen yılın hasat dönemindeki fiyatların altında kaldığı ifade edilen açıklamada, üreticilerin buğday, kanola ve ayçiçeğinde yaşanan fiyat şoklarının bir benzerini çeltikte yaşamak istemediği vurgulandı.

Kilogram maliyetinin 47 TL olduğu belirtilen çeltik için TMO’dan en az yüzde 35 oranında fiyat artışı talep edildi.

Mazot ve gübre maliyetlerinin yanı sıra kış aylarında nehirlerde yaşanan taşkınların üretim maliyetlerini artırdığı kaydedilirken, çeltik fiyatının bir an önce açıklanması ve TMO’nun alım yapması istendi.

“DESTEKLER KAĞIT ÜZERİNDE KALIYOR”

Çiftçilere yönelik desteklemelerin de eleştirildiği açıklamada, güncellenen destek miktarlarının üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı savunuldu.

2025 yılında buğdayda dönüm başına 806 TL olan temel destek ve planlı üretim desteğinin yaklaşık 15,5 litre mazot alımına karşılık geldiği, 2026 yılında 954 TL’ye yükselen desteğin ise yaklaşık 9,5 litre mazot alabildiği belirtildi.

Desteklerin 2027 yılının şubat ve mart aylarında ödenmesinin de üreticinin alım gücünü daha fazla düşürebileceği ifade edildi.

ZİRAAT ODALARINDAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, temel ve planlı üretim desteklerinin en geç ekim ayı sonuna kadar ödenmesini istedi.

Ayrıca düşük ürün fiyatları nedeniyle çiftçinin yaşadığı kaybın telafi edilmesi amacıyla yeniden kilogram başına prim desteği uygulanması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde üreticilerin üretimden çekilebileceği, köylerin boşalabileceği, sürdürülebilir tarımın tehlikeye girebileceği ve gıda enflasyonunun artabileceği uyarısında bulunuldu.

Kurul açıklamasını şu ifadeyle tamamladı:

“Biz üretmezsek ülke aç kalır!”