Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“TÜRKİYE TARIMSAL RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Sinan Tekin, Türkiye’de tarımın her geçen gün daha büyük risklerle karşı karşıya kaldığını belirterek, tarım arazilerindeki kayıpların gıda güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Tekin, üretim kapasitesinin korunabilmesi için uzun vadeli ve bütüncül tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Sinan

 

 

 

Saadet Partisi tarafından hazırlanan “Türkiye’de Tarımsal Riskler Derinleşiyor: Tarım Arazilerinin Kaybı, Gıda Güvenliği ve Geleceğin Tehditleri” başlıklı analiz raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Sinan Tekin, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli güvenliğin ve stratejik bağımsızlığın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Son yıllarda yaşanan küresel salgınlar, savaşlar, iklim değişikliği ve tedarik zinciri krizlerinin tarımın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Tekin, Türkiye’nin bu süreçte üretim gücünü koruyacak adımları vakit kaybetmeden atması gerektiğini dile getirdi.

Raporda yer alan verilere göre, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan Türkiye’nin toplam tarım alanı, 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara geriledi. Böylece son 23 yılda yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisi üretim dışına çıktı. Bu kaybın, Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük bir alana karşılık geldiği belirtilirken, tarım alanlarındaki daralmanın üretim kapasitesini azalttığı, gıda arz güvenliğini zayıflattığı, kırsal nüfusun azalmasına neden olduğu ve ithalata bağımlılığı artırdığı ifade edildi.

Raporda, gelecekte tarımı bekleyen en önemli riskler arasında su kıtlığı, iklim değişikliği, küresel gıda rekabeti, enerji maliyetlerindeki artış, üretim girdilerinin yükselmesi, tarımsal nüfusun yaşlanması, gençlerin üretimden uzaklaşması, tarım arazilerinin daralması ve teknoloji bağımlılığı gösterildi. Özellikle su kaynaklarının verimli kullanılmasının önemine dikkat çekilerek, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, havza bazlı planlamaların güçlendirilmesi ve kuraklığa dayanıklı üretim modellerinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Sinan Tekin, artan mazot, gübre, yem, elektrik ve diğer üretim maliyetlerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, “Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil, üretebilmektir.” değerlendirmesinde bulundu. Gençlerin tarımı geleceklerini kurabilecekleri bir sektör olarak görmediğini ifade eden Tekin, bu durumun devam etmesi halinde yalnızca üretimin değil, yılların bilgi ve tecrübesinin de kaybedileceğini söyledi.

Açıklamada, Saadet Partisi’nin tarımı bir milli güvenlik meselesi olarak gördüğü belirtilirken, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önlenmesi, üreticinin maliyetlerini azaltacak kalıcı desteklerin sağlanması, genç çiftçilere yönelik teşviklerin artırılması, kırsal yaşamın cazip hale getirilmesi ve yerli tarım teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Açıklama, “Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder. Üreten Türkiye ise her zaman güçlü Türkiye’dir.” mesajıyla sona erdi.